Karalama


Beklenen düğün gerçekleşti ve Reyhan’ı evlendirdik!


Ege Uluslararası İlişkiler bölümünden sınıf arkadaşım Reyhan’ın düğünü için Gördes/Manisa’daydım 7 Ağustos Cumartesi günü. Aynı gün sabah İzmir’e indim, Murat’la buluştuk. Kahvaltıydı, sohbetti derken saat 2′yi buldu. Hazırlandık, yola çıktık ve Manisa’ya, Reyhanların evine geçtik. Ordan da Gördes’in yolunu tuttuk. Gördes biraz uzak kalıyor Manisa’ya ama gitmek zorundayız çünkü bu Reyhan’ın düğünü.

Saat 6 buçuk gibi Gördes’e vardığımızda düğün yemeği için sofraya oturduk. Yemeğimizi yedik, çayımızı içtik. Murat’la erkenden gittiğimiz için şanslıydık, bizimkileri bekleseydik geç kalacaktık.

Düğün saat 9′a doğru başladı. Açık havada yapıldığı için sıcak havayla pek boğuşmadık. Gördes biraz yüksek olduğu için hava İzmir’e göre biraz daha serindi. Güzel düğün oldu, oynadık, eğlendik.

Sevdiğim iki arkadaşıma, Reyhan ve Özgür’e, bir ömür boyu mutluluk diliyorum. Bir yastıkta kocayın gençler!

Etiketler: , , ,

Bihter’in düğünü, sonrası ve İzmir | 17-19 Temmuz


2003 yılında Toplum Gönüllüleri çatısı altında tanıştığım ve gönüllü projelerde birlikte çalıştığım, yeri geldiğinde birlikte sevindiğim, üzüldüğüm, tartıştığım Bihter’in düğününe katılmak amacıyla 17-19 Temmuz arası İzmir’deydim.

İzmir her gidişimde daha da güzel geliyor gözüme. Nedendir bilmiyorum. Sanırım geri dönebilmenin artık zor olmasından galiba. Okul bitti, iş zaten yok. İş piyasası da sınırlı. Sanırım bundan sonra yalnızca gezmek ve tatil yapmak için gidebileceğim İzmir’e.

17 Temmuz Cumartesi günü öğleden sonra saat 15.00′te başlayan program, Bihter’in saat 17.30′daki nikahının ardından Alsancak’ta devam etti. Yine Toplum Gönüllüleri’nden ve Ege Üniversitesi’nde gönüllü projelerde birlikte çalıştığım Habibe, Osman ve Levent’le Alsancak’ta Gazi Kadınlar Sokağı’nda oturduk, soğuk bir şeyler içtik, eski günleri bol bol andık. Arkasından Bihter’in saat 20.00′de başlayan düğünü için eskiden hava gazı fabrikasıyken şimdi özel organizasyonların düzenlendiği bir açık hava mekanı olan fabrikanın bahçesine geçtik. Adımızın yazılı olduğu masamızda yerimizi aldık. Laf olsun diye yazmıyorum ama gerçekten güzel ve eğlenceli bir düğün oldu. Tabii bunda açık hava olmasının da payı büyük. Düğünü organize edenlere teşekkür etmek lazım.

Bihter ve Ümit’e mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum. Kalbiniz ve elleriniz birbirinden hiç ayrılmasın. Devamı »

Etiketler: , , , , ,

Son günler: 14 – 22 Haziran


Yine yollardaydım 14-22 Haziran arası… İsveç, İstanbul ve İzmit’le  dolu bir hafta geçirdim.

İsveç’e gidebilmem için oturum izni başvurusu yapmam ve 17 Haziran’da İstanbul’daki İsveç Başkonsolosluğu’nda düzenlenen yeni bursiyerlerin tanışma toplantısına katılmam gerekiyordu. 13 saatlik yolculuk sonrası 15 Haziran sabahı İstanbul’daydım. Birkaç eksik belgem vardı. Nüfus kayıt örneğinin İngilizce tercümesi vs… Aynı gün hepsini hallettim ve 16′sında da oturum izni başvurusu için konsolosluğa gittim. 10-15 dk gibi bir sürede başvurumu tamamladım. Bunda öğrencilerin içeri girmesinde öncelik tanınmasının payı büyük aksi takdirde  bireysel başvuruların 12.00-12.30 arası yapıldığı bir yerde başvuru yapmak biraz zor. Konsolosluk bireysel başvurular için yalnızca 30 dk ayırıyor. Turistik vize için İstanbul Vize isimli şirkete başvurmak gerekiyormuş. Şirket ücret aldığı için insanlar konsolosluğa gelerek şanslarını burada deniyorlar şirkete para vermemek için.

17 Haziran’da da İsveç Başkonsolosluğu’nda davetlisi olduğum toplantıya katıldım. İsveç Başkonsolosu Sayın Torkel Stiernlöf açılış konuşmasını yaptı. Türk-İsveç ilişkilerindeki son durumdan, iki ülke arasındaki bağlantılardan ve çalışmalardan bahsetti. Bir dipnot olarak da Taksim İstiklal Caddesinde bulunan konsolosluk binasının (Palais de Suede- İsveç Sarayı) İsveç sınırları dışında bulunan en eski resmi İsveç mülkü olduğunu belirtti.

Ardından İsveç – Türk Burs Programı yöneticisi Rita Wikander’in İsveç’te yaşam ve öğrencilik konusu üzerine yoğunlaşan sunumunu dinledik. Bunu eski bursiyerlerden Mert Kartal’ın sunumu takip etti. Bir saat kadar süren sunumların ardından İsveç Sarayı’ndaki salona geçtik ve bizim için düzenlenen kokteyle katıldık. Burada diğer bursiyerlerle tanıştım, eski bursiyerlere aklıma takılanları sorma fırsatı buldum. Bu sohbetlerin ardından kafamdakilerin biraz daha netleştiğini söyleyebilirim. Devamı »

Etiketler: , , , ,

Kredi kartı üyelik ücretini nasıl geri aldım?


Tüketici hakem heyetlerine yapılan onca şikayet, tüketici mahkemelerinde açılan o kadar dava varken bankalar bu ücretleri almaktan ısrarla vazgeçmiyor. Hem de bu ücretin alınması hükmünü iptal eden mahkeme kararları varken…

Evet, kredi kartı kullananlar bu ücretlere itiraz etmedikçe, bankalara dilekçe göndermedikçe bu ücretleri ödemeye devam edecekler.

Ben de uzun bir süredir kredi kartı kullanan grubun içindeyim. Mantıklı şekilde kullandığımı da söyleyebilirim, yani uçmadan. Param varken kredi kartı kullanmayı tercih etmiyorum pek ama yüksek meblağlı ürünler alırken taksit yaptımak amacıyla kullanıyorum.

Şu an biri Garanti’den diğeri de Akbank’tan olmak üzere 2 adet kredi kartı kullanıyorum. Daha önceden de üyelik ücretleri hesap özetinde geliyordu fakat çeşitli nedenlerden vakit bulup da nedir bu işin özü diye araştırmamıştım ta ki Akbank’tan gelen nisan ayı hesap özetimi görene kadar!

Hesap özetinde 40 liralık üyelik ücreti harcamalarım arasında görünüyordu. Önceleri bu kadar yüksek bir tutar olmadığı için sanırım gözüme pek çarpmıyordu ancak bu 40 liralık ücreti görünce gerçekten bir şeyler attı kafamda. Bir şeyler yapmam gerekiyordu ve yaptım, araştırmaya başladım. Devamı »

Etiketler: , , ,

KPSS 2010 ve kariyer denen şey


KPSS başvuruları başladı ve ben de bugün başvurumu yaptım. Daha önceden başvurum olmadığı için internetten başvuru yapamadım ve sınav merkezine gitmek zorunda kaldım. Ben mezun olduktan sonra 3 tane KPSS yapıldı. 2007′dekine yeni mezun olduğum ve sınava girmek istemediğim için, 2008′dekine askerde olduğum için, 2009′dakine de İstanbul’da o sıra özel sektörde çalıştığım ve devlet memurluğunu düşünmediğim için girmemiştim.

Şimdi dönüp bakıyorum, keşke kelimesini kullanmak istemiyorum ama girsem iyi olurmuş. Kendi kararımdı bu sınavlara girmemek ama tavsiye eden, girmekten zarar gelmez diyen olmadığı ve her daim özel sektör taraftarı olan kişilerle konuştuğumdan olsa gerek sınava girmeye gerek görmedim.

Ne zamanki, 2009′un Eylül ayının sonunda işten çıkarıldım ve 2010′un Şubat ayına kadar iş bulamadım ve bir yandan boşu boşuna 5 ay ev kirası ödedim, işte o zaman karar verdim bu sınava girmeye. Benim gibi düşünen birçok kişi de bu yıl sınava girecek insan sayısını oldukça arttıracak. Çünkü özel sektörün kaypaklığını, ilişki sistemini, güvensizliğini, düzenini, kişiliksizliğini öğrenen birçok genç insan; işten çıkarılma riskinin olmayacağı devlet kadrolarında şansını deneyecek. Bu herkesin en doğal hakkı şüphesiz. Hayatımda ilk girdiğim işten kriz nedeniyle çıkarıldım. Teselliyi kolay buldum çünkü geçindirecek bir ailem, bakmakla yükümlü olduğum kişiler yoktu ama kriz bunun ayrımını yapmadı. Nice insan işten çıkarıldı, yaşlısı, genci, kredi borcu olanı, ev taksidi ödeyeni… Devamı »

Etiketler: , , ,

Stresle baş etmenin 50 yolu


Geçtiğimiz günlerde bir internet sitesinde gördüğüm ve çok hoşuma giden bir resmi paylaşmak istiyorum. Türkçe çevirisini de aşağıya yazdım.

[1] 15 dakika daha erken kalkın.
[2] Sabaha bir önceki geceden hazırlanın.
[3] Hafızanıza güvenmeyin, yazın.
[4] Düzgün çalışmayan şeyleri onarın.
[5] Yedek anahtarlar yaptırın.
[6] Daha sık “hayır” deyin.
[7] Hayatınızdaki öncelikleri belirleyin.
[8] Negatif insanlardan uzak durun.
[9] Önemli belgelerin her zaman fotokopilerini çektirin.
[10] Sevmediğiniz işler için yardım isteyin.
[11] Büyük görevleri küçük parçalara ayırın.
[12] Problemleri meydan okuma olarak görün.
[13] Daha fazla gülümseyin.
[14] Yağmura hazırlıklı olun.
[15] Her gün için bir oyun vakti zamanlayın.
[16] Çok sıkı kıyafetlerden sakının.
[17] Köpük banyosu yapın.
[18] Kendinize inanın.
[19] Kendinizi kazanırken hayal edin.
[20] Espri anlayışınızı geliştirin. Devamı »

Etiketler: ,

İstanbul ve 426*


Son yazımın üzerinden tam olarak 635 gün, diğer bir deyişle 1 yıl 8 ay 27 gün geçmiş.

Neden bu kadar uzun süre ara verdiğim konusunda inan benim de fikrim yok. Keşke yazabilseydim ama yazamadım. Burada yakınacak değilim elbette fırsatım olmadı yazamadım gibilerinden. Çünkü bir şeyi yapmak için zamanını beklemek, fırsatını kollamak gibi kavramlar yersiz ve anlamsız…

Son yazımı 2008 yılının Ağustos ayında işe girdikten iki gün sonra yazmışım. Artık ondan sonra nolduysa, iş koşturmacası mı, İstanbul cebelleşmesi mi, adını ben bile hala koyabilmiş değilim.

Girdiğim o işte Ağustos 2008’den Eylül 2009’a kadar tam 14 ay çalıştım. Çok severek, isteyerek gelmiştim oysa ki İstanbul’a… Ayrılırken o duyguların kırıntılarının kalmadığını hissettim. Geriye dönüp baktığımda mutlu olmadığımı gördüm. O koşa koşa giden adamdan eser yoktu. Bir şeyler eksikti, olması gereken yerde değildi.

İzmir mutlulukları gibi değildi İstanbul’da yaşananlar. İnsanlar aynı değildi bir kere. Benim hiçbir zaman olamayacağım bir şeye dönüşmüştü onlar çoktan. Bununla sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum ama sanırım sevinmek daha ağır basıyor. Çünkü ben İzmir’de otobüs kuyruklarında hep sıramı beklemiştim, kimsenin önüne atlamamıştım, sürekli bir yerlerden bir yerlere yetişmek zorunda kalmamıştım, tıkış tıkış otobüsleri, metroları kullanmamıştım, toplu taşıma araçlarında saatlerimi geçirmemiştim… Devamı »

Etiketler: ,

İlk iş

Askerlik, ardından gelen Alanya tatili, kardeşimin Erciyes Üniversitesi’ndeki mezuniyet töreni, İzmir seyahati, İstanbul’a geliş ve İzmit seyahati derken Mayıs’la birlikte 3 ay geçti. Her şey birer birer yerine otururken tek eksik kalan şey “iş”ti, ta ki geçtiğimiz haftaya kadar… Onu da hallettim. 4 Ağustos 2008 itibariyle bilgi teknolojileri sektöründe lider şirketlerden biri olan kurumsal bir yapıda işe -hep istediğim yer olan İstanbul’da- başlıyorum. Bunun getirdiği heyecanı hissediyorum. Yıllar geçince neler olur, neler biter, zaman neler getirir bana bilmiyorum ama içimden bir ses iyi şeylerle karşılaşacağımı söylüyor bana.

Hep istediğim o fırsatla karşılaştım ve sonuna kadar gideceğim, dur durak bilmeden.

Etiketler: ,

İzmir – İstanbul


10 gün civarında İzmir’de kaldıktan sonra yine dönüp dolaşıp Ordu’ya döndüm. Geride yine güzel anılar, güzel insanlar ve güzel bir şehir bıraktım. Şehir ister istemez bir şeyleri alıp götürürken, diğer taraftan da dönüş yolculuğu için yolluk niteliğinde bir şeyleri bahşediyor insana…

Güzel günler geçirdim, dostlarımla buluştum, uzunca muhabbetler ettim; önceden yürüdüğüm yollardan tekrar tekrar geçtim ve anılarımı hatırladım. Yaptıklarımı andım, gülümsedim kimi zaman, bazen de hüzünlendim…

Onca yaşanmışlık, heyecan, sevgi, sessizlik ve sıcak İzmir geceleri kaldı aklın kuytu köşelerinde hatırlanan ve hatırlanması gereken…

Ömrüm şu sıralar yollarda geçiyor, yarın akşam saat 6′da bir iş görüşmesi için o çok sevdiğim şehre, İstanbul’a gidiyorum. Sonu her ne olursa olsun beni heyecanlandırıyor ve kendine çekiyor bu şehir. İçinde bilmediğim şeyler olup biten, sırlar yuvası İstanbul…

Etiketler: , ,

Son günler

Ne zaman girsem şu WordPress’in yönetim paneline, hep yazı yazın ibaresiyle karşılaşıyorum. Her seferinde bugün yazarım diyorum ama pas geçiyorum. Kardeşimin mezuniyeti için gittiğim Kayseri’den dün sabah geri döndüm. Hava değişiminden olsa gerek gün içinde burnum birkaç kez kanadı. Şu sıralar tekrarlıyor. Önemsiz geliyor şimdilik, daha önce de birkaç kez başıma gelmişti. Geçiştiriyorum işte. Her şeye bir neden aramak gerekmiyor. Sıcak-soğuk hava geçişleri ve stres yüzünden sanırım. Neyse bunlar giriş niteliğinde aperatifler…

Okul bitti, ardından askerlik ve bulunmam gereken bir mezuniyet töreni de geride kaldı. Şimdi tüm enerji iş bulma konusuna yoğunlaşacak, kimileri için tatil zamanı yaklaşırken benim için böyle bir durum söz konusu bile değil. Şu an itibariyle askerlikten ayrılmamın üzerinden tam 1 ay geçmiş ve bu 1 ay tatil için yeterli bir zaman…

Diplomamı almak için İzmir’e gideceğim bu hafta sonuna doğru. Birkaç gün de orada kaldıktan sonra her yol Roma’ya çıkar misali benim için de artık her yolun sonu İstanbul’a çıkıyor. Kafamdaki planlar Temmuz ayının başında İstanbul’a gitmek yönünde ama yine de zaman ne getirir ne götürür bilinmez…

Şimdilik beklemedeyim…

Etiketler: , , ,
Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345