Author Archives: HK

İsveç rüyasında mutlu son

Son zamanlarda sevinmenin, mutluluğun nasıl bir şey olduğunu gerçekten unutmuştum. Bunu bozan 2 Haziran sabahı aldığım o muhteşem haberdi. Gelen e-postada İsveç-Türk Bursu programı kapsamında burs alacak kişilerden biri olduğum yazıyordu! İnanamayıp birkaç kez arka arkaya okudum. Evet, her kelimesi doğruydu, yoruma gerek bırakmayacak şekilde.

Ocak ayında İstanbul’da, o yoğun kar yağışlı günde İsveç’e gönderdiğim rüyam gerçek olmuştu. O kadar emek, referans mektupları, niyet mektupları ve başvuru formları bu çabamın boşa gitmediğini kanıtladı.

Burs çıkmaması ihtimaline karşı kendimi hazırlamıştım çünkü çok az sayıdaki kişiye veriliyordu bu burs. 2009 başvurularından hareketle bu yıl yapılan başvurunun 200′ün üzerinde olduğunu ve bunlardan en fazla 25′inin bu bursu aldığını tahmin ediyorum. Bursun çıkma oranı %10 ve ben bu bursu aldım!

İsveç’teki az sayıda üniversitenin uluslararası öğrenciler için ayırdığı az sayıdaki kontenjandan birini mayıs ayında kazandım. Daha da önemlisi çok daha sert olan burs rekabetinde galip geldim. Ağustos ayında Linköping Üniversitesi‘nde 2 yıl sürecek olan Uluslararası ilişkiler ve Avrupa yüksek lisansı programı için Türkiye’den ayrılacağım. Bunun benim için önemi çok büyük. devamı »

Bu yazı 754 defa okundu.

Etiketler: , , , , ,

Kredi kartı üyelik ücretini nasıl geri aldım?


Tüketici hakem heyetlerine yapılan onca şikayet, tüketici mahkemelerinde açılan o kadar dava varken bankalar bu ücretleri almaktan ısrarla vazgeçmiyor. Hem de bu ücretin alınması hükmünü iptal eden mahkeme kararları varken…

Evet, kredi kartı kullananlar bu ücretlere itiraz etmedikçe, bankalara dilekçe göndermedikçe bu ücretleri ödemeye devam edecekler.

Ben de uzun bir süredir kredi kartı kullanan grubun içindeyim. Mantıklı şekilde kullandığımı da söyleyebilirim, yani uçmadan. Param varken kredi kartı kullanmayı tercih etmiyorum pek ama yüksek meblağlı ürünler alırken taksit yaptımak amacıyla kullanıyorum.

Şu an biri Garanti’den diğeri de Akbank’tan olmak üzere 2 adet kredi kartı kullanıyorum. Daha önceden de üyelik ücretleri hesap özetinde geliyordu fakat çeşitli nedenlerden vakit bulup da nedir bu işin özü diye araştırmamıştım ta ki Akbank’tan gelen nisan ayı hesap özetimi görene kadar!

Hesap özetinde 40 liralık üyelik ücreti harcamalarım arasında görünüyordu. Önceleri bu kadar yüksek bir tutar olmadığı için sanırım gözüme pek çarpmıyordu ancak bu 40 liralık ücreti görünce gerçekten bir şeyler attı kafamda. Bir şeyler yapmam gerekiyordu ve yaptım, araştırmaya başladım. devamı »

Bu yazı 1053 defa okundu.

Etiketler: , , ,

KPSS 2010 ve kariyer denen şey


KPSS başvuruları başladı ve ben de bugün başvurumu yaptım. Daha önceden başvurum olmadığı için internetten başvuru yapamadım ve sınav merkezine gitmek zorunda kaldım. Ben mezun olduktan sonra 3 tane KPSS yapıldı. 2007′dekine yeni mezun olduğum ve sınava girmek istemediğim için, 2008′dekine askerde olduğum için, 2009′dakine de İstanbul’da o sıra özel sektörde çalıştığım ve devlet memurluğunu düşünmediğim için girmemiştim.

Şimdi dönüp bakıyorum, keşke kelimesini kullanmak istemiyorum ama girsem iyi olurmuş. Kendi kararımdı bu sınavlara girmemek ama tavsiye eden, girmekten zarar gelmez diyen olmadığı ve her daim özel sektör taraftarı olan kişilerle konuştuğumdan olsa gerek sınava girmeye gerek görmedim.

Ne zamanki, 2009′un Eylül ayının sonunda işten çıkarıldım ve 2010′un Şubat ayına kadar iş bulamadım ve bir yandan boşu boşuna 5 ay ev kirası ödedim, işte o zaman karar verdim bu sınava girmeye. Benim gibi düşünen birçok kişi de bu yıl sınava girecek insan sayısını oldukça arttıracak. Çünkü özel sektörün kaypaklığını, ilişki sistemini, güvensizliğini, düzenini, kişiliksizliğini öğrenen birçok genç insan; işten çıkarılma riskinin olmayacağı devlet kadrolarında şansını deneyecek. Bu herkesin en doğal hakkı şüphesiz. Hayatımda ilk girdiğim işten kriz nedeniyle çıkarıldım. Teselliyi kolay buldum çünkü geçindirecek bir ailem, bakmakla yükümlü olduğum kişiler yoktu ama kriz bunun ayrımını yapmadı. Nice insan işten çıkarıldı, yaşlısı, genci, kredi borcu olanı, ev taksidi ödeyeni… devamı »

Bu yazı 403 defa okundu.

Etiketler: , , ,

Stresle baş etmenin 50 yolu


Geçtiğimiz günlerde bir internet sitesinde gördüğüm ve çok hoşuma giden bir resmi paylaşmak istiyorum. Türkçe çevirisini de aşağıya yazdım.

[1] 15 dakika daha erken kalkın.
[2] Sabaha bir önceki geceden hazırlanın.
[3] Hafızanıza güvenmeyin, yazın.
[4] Düzgün çalışmayan şeyleri onarın.
[5] Yedek anahtarlar yaptırın.
[6] Daha sık “hayır” deyin.
[7] Hayatınızdaki öncelikleri belirleyin.
[8] Negatif insanlardan uzak durun.
[9] Önemli belgelerin her zaman fotokopilerini çektirin.
[10] Sevmediğiniz işler için yardım isteyin.
[11] Büyük görevleri küçük parçalara ayırın.
[12] Problemleri meydan okuma olarak görün.
[13] Daha fazla gülümseyin.
[14] Yağmura hazırlıklı olun.
[15] Her gün için bir oyun vakti zamanlayın.
[16] Çok sıkı kıyafetlerden sakının.
[17] Köpük banyosu yapın.
[18] Kendinize inanın.
[19] Kendinizi kazanırken hayal edin.
[20] Espri anlayışınızı geliştirin. devamı »

Bu yazı 420 defa okundu.

Etiketler: ,

Adım adım İsveç rüyası

2009′un Aralık ayında başlayan “İsveç’te yüksek lisans” rüyası sondan bir önceki aşamasına geldi. Sondan bir önceki diyorum çünkü maddi durumum burs almadan İsveç’e gitmeme müsait değil.

Her şey 2009′un Aralık ayında başladı. Ege İİBF’den okul arkadaşım Cumhur’la yaptığımız muhabbetler sonunda İsveç’te yüksek lisans olayı aklıma iyice yattı çünkü İsveç’te eğitim parasızdı. (Burada küçük bir not: 2010-2011 döneminden itibaren yapılacak başvurular uluslararası öğrenciler için artık paralı hale geliyor. Ben de bir bakıma son fırsatımı değerlendirmiş oldum.) Günlerce araştırdım, okudum, internet sitelerinden bilgi aldım. Ardından başvurmaya karar verdim.

Başvurular 1 Aralık 2009 – 15 Ocak 2010 tarihleri arasında yapılmalıydı. Öyle de yaptım. Uluslararası İlişkiler mezunu olduğum için Uluslararası İlişkiler/Avrupa Birliği alanlarını seçmem halinde şansımın artacağını öğrendim. Başvuru tarihlerini kaçırmadan tercihlerimi yaptım: Lund üniversitesi – Avrupa İlişkileri, Linköping Üniversitesi – Uluslararası İlişkiler ve Avrupa, Göteborg Üniversitesi – Küresel Çalışmalar.

Belgelerimi hazırlamaya başladım. 2 tane referans mektubu almıştım önceden. Bunlara neden İsveç’te okumak istediğime dair yazdığım niyet mektubunu, diploma fotokopisini, İngilizce transkripti, kimlik belgemin fotokopisini ekledim. Tek eksiğim İngilizce yeterliliğimi gösteren belgeydi. IELTS ya da TOEFL testine girmem gerekiyordu. devamı »

Bu yazı 959 defa okundu.

Etiketler: , , , ,

İstanbul ve 426*


Son yazımın üzerinden tam olarak 635 gün, diğer bir deyişle 1 yıl 8 ay 27 gün geçmiş.

Neden bu kadar uzun süre ara verdiğim konusunda inan benim de fikrim yok. Keşke yazabilseydim ama yazamadım. Burada yakınacak değilim elbette fırsatım olmadı yazamadım gibilerinden. Çünkü bir şeyi yapmak için zamanını beklemek, fırsatını kollamak gibi kavramlar yersiz ve anlamsız…

Son yazımı 2008 yılının Ağustos ayında işe girdikten iki gün sonra yazmışım. Artık ondan sonra nolduysa, iş koşturmacası mı, İstanbul cebelleşmesi mi, adını ben bile hala koyabilmiş değilim.

Girdiğim o işte Ağustos 2008’den Eylül 2009’a kadar tam 14 ay çalıştım. Çok severek, isteyerek gelmiştim oysa ki İstanbul’a… Ayrılırken o duyguların kırıntılarının kalmadığını hissettim. Geriye dönüp baktığımda mutlu olmadığımı gördüm. O koşa koşa giden adamdan eser yoktu. Bir şeyler eksikti, olması gereken yerde değildi.

İzmir mutlulukları gibi değildi İstanbul’da yaşananlar. İnsanlar aynı değildi bir kere. Benim hiçbir zaman olamayacağım bir şeye dönüşmüştü onlar çoktan. Bununla sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum ama sanırım sevinmek daha ağır basıyor. Çünkü ben İzmir’de otobüs kuyruklarında hep sıramı beklemiştim, kimsenin önüne atlamamıştım, sürekli bir yerlerden bir yerlere yetişmek zorunda kalmamıştım, tıkış tıkış otobüsleri, metroları kullanmamıştım, toplu taşıma araçlarında saatlerimi geçirmemiştim… devamı »

Bu yazı 516 defa okundu.

Etiketler: ,

İlk iş

Askerlik, ardından gelen Alanya tatili, kardeşimin Erciyes Üniversitesi’ndeki mezuniyet töreni, İzmir seyahati, İstanbul’a geliş ve İzmit seyahati derken Mayıs’la birlikte 3 ay geçti. Her şey birer birer yerine otururken tek eksik kalan şey “iş”ti, ta ki geçtiğimiz haftaya kadar… Onu da hallettim. 4 Ağustos 2008 itibariyle bilgi teknolojileri sektöründe lider şirketlerden biri olan kurumsal bir yapıda işe -hep istediğim yer olan İstanbul’da- başlıyorum. Bunun getirdiği heyecanı hissediyorum. Yıllar geçince neler olur, neler biter, zaman neler getirir bana bilmiyorum ama içimden bir ses iyi şeylerle karşılaşacağımı söylüyor bana.

Hep istediğim o fırsatla karşılaştım ve sonuna kadar gideceğim, dur durak bilmeden.

Bu yazı 386 defa okundu.

Etiketler: ,

İzmir – İstanbul


10 gün civarında İzmir’de kaldıktan sonra yine dönüp dolaşıp Ordu’ya döndüm. Geride yine güzel anılar, güzel insanlar ve güzel bir şehir bıraktım. Şehir ister istemez bir şeyleri alıp götürürken, diğer taraftan da dönüş yolculuğu için yolluk niteliğinde bir şeyleri bahşediyor insana…

Güzel günler geçirdim, dostlarımla buluştum, uzunca muhabbetler ettim; önceden yürüdüğüm yollardan tekrar tekrar geçtim ve anılarımı hatırladım. Yaptıklarımı andım, gülümsedim kimi zaman, bazen de hüzünlendim…

Onca yaşanmışlık, heyecan, sevgi, sessizlik ve sıcak İzmir geceleri kaldı aklın kuytu köşelerinde hatırlanan ve hatırlanması gereken…

Ömrüm şu sıralar yollarda geçiyor, yarın akşam saat 6′da bir iş görüşmesi için o çok sevdiğim şehre, İstanbul’a gidiyorum. Sonu her ne olursa olsun beni heyecanlandırıyor ve kendine çekiyor bu şehir. İçinde bilmediğim şeyler olup biten, sırlar yuvası İstanbul…

Bu yazı 421 defa okundu.

Etiketler: , ,

Son günler

Ne zaman girsem şu WordPress’in yönetim paneline, hep yazı yazın ibaresiyle karşılaşıyorum. Her seferinde bugün yazarım diyorum ama pas geçiyorum. Kardeşimin mezuniyeti için gittiğim Kayseri’den dün sabah geri döndüm. Hava değişiminden olsa gerek gün içinde burnum birkaç kez kanadı. Şu sıralar tekrarlıyor. Önemsiz geliyor şimdilik, daha önce de birkaç kez başıma gelmişti. Geçiştiriyorum işte. Her şeye bir neden aramak gerekmiyor. Sıcak-soğuk hava geçişleri ve stres yüzünden sanırım. Neyse bunlar giriş niteliğinde aperatifler…

Okul bitti, ardından askerlik ve bulunmam gereken bir mezuniyet töreni de geride kaldı. Şimdi tüm enerji iş bulma konusuna yoğunlaşacak, kimileri için tatil zamanı yaklaşırken benim için böyle bir durum söz konusu bile değil. Şu an itibariyle askerlikten ayrılmamın üzerinden tam 1 ay geçmiş ve bu 1 ay tatil için yeterli bir zaman…

Diplomamı almak için İzmir’e gideceğim bu hafta sonuna doğru. Birkaç gün de orada kaldıktan sonra her yol Roma’ya çıkar misali benim için de artık her yolun sonu İstanbul’a çıkıyor. Kafamdaki planlar Temmuz ayının başında İstanbul’a gitmek yönünde ama yine de zaman ne getirir ne götürür bilinmez…

Şimdilik beklemedeyim…

Bu yazı 404 defa okundu.

Etiketler: , , ,

SkyDrive: Bir Windows Live hizmeti


5 ay gibi bir süre teknolojik gelişmelerden ve internette olan bitenden haberdar olamayınca haliyle döner dönmez ilk yaptığım şeylerden biri de bu açığı kapatmak oldu. Sürekli takipte olmak gerekiyor çünkü her geçen gün yeni bir şey çıkıyor.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere, bir Windows Live hizmeti olan SkyDrive, en basit anlamıyla Windows live veya Hotmail’den alınmış her e-posta adresi için ücretsiz 25 gb’lık bir depolama alanı sunuyor.

Windows Live, SkyDrive hizmetini şu şekilde özetliyor: devamı »

Bu yazı 422 defa okundu.

Etiketler: , ,