istanbul


Son günler: 14 – 22 Haziran


Yine yollardaydım 14-22 Haziran arası… İsveç, İstanbul ve İzmit’le  dolu bir hafta geçirdim.

İsveç’e gidebilmem için oturum izni başvurusu yapmam ve 17 Haziran’da İstanbul’daki İsveç Başkonsolosluğu’nda düzenlenen yeni bursiyerlerin tanışma toplantısına katılmam gerekiyordu. 13 saatlik yolculuk sonrası 15 Haziran sabahı İstanbul’daydım. Birkaç eksik belgem vardı. Nüfus kayıt örneğinin İngilizce tercümesi vs… Aynı gün hepsini hallettim ve 16’sında da oturum izni başvurusu için konsolosluğa gittim. 10-15 dk gibi bir sürede başvurumu tamamladım. Bunda öğrencilerin içeri girmesinde öncelik tanınmasının payı büyük aksi takdirde  bireysel başvuruların 12.00-12.30 arası yapıldığı bir yerde başvuru yapmak biraz zor. Konsolosluk bireysel başvurular için yalnızca 30 dk ayırıyor. Turistik vize için İstanbul Vize isimli şirkete başvurmak gerekiyormuş. Şirket ücret aldığı için insanlar konsolosluğa gelerek şanslarını burada deniyorlar şirkete para vermemek için.

17 Haziran’da da İsveç Başkonsolosluğu’nda davetlisi olduğum toplantıya katıldım. İsveç Başkonsolosu Sayın Torkel Stiernlöf açılış konuşmasını yaptı. Türk-İsveç ilişkilerindeki son durumdan, iki ülke arasındaki bağlantılardan ve çalışmalardan bahsetti. Bir dipnot olarak da Taksim İstiklal Caddesinde bulunan konsolosluk binasının (Palais de Suede- İsveç Sarayı) İsveç sınırları dışında bulunan en eski resmi İsveç mülkü olduğunu belirtti.

Ardından İsveç – Türk Burs Programı yöneticisi Rita Wikander’in İsveç’te yaşam ve öğrencilik konusu üzerine yoğunlaşan sunumunu dinledik. Bunu eski bursiyerlerden Mert Kartal’ın sunumu takip etti. Bir saat kadar süren sunumların ardından İsveç Sarayı’ndaki salona geçtik ve bizim için düzenlenen kokteyle katıldık. Burada diğer bursiyerlerle tanıştım, eski bursiyerlere aklıma takılanları sorma fırsatı buldum. Bu sohbetlerin ardından kafamdakilerin biraz daha netleştiğini söyleyebilirim. devamı »

Bu yazı 482 defa okundu.

Etiketler: , , , ,

İstanbul ve 426*


Son yazımın üzerinden tam olarak 635 gün, diğer bir deyişle 1 yıl 8 ay 27 gün geçmiş.

Neden bu kadar uzun süre ara verdiğim konusunda inan benim de fikrim yok. Keşke yazabilseydim ama yazamadım. Burada yakınacak değilim elbette fırsatım olmadı yazamadım gibilerinden. Çünkü bir şeyi yapmak için zamanını beklemek, fırsatını kollamak gibi kavramlar yersiz ve anlamsız…

Son yazımı 2008 yılının Ağustos ayında işe girdikten iki gün sonra yazmışım. Artık ondan sonra nolduysa, iş koşturmacası mı, İstanbul cebelleşmesi mi, adını ben bile hala koyabilmiş değilim.

Girdiğim o işte Ağustos 2008’den Eylül 2009’a kadar tam 14 ay çalıştım. Çok severek, isteyerek gelmiştim oysa ki İstanbul’a… Ayrılırken o duyguların kırıntılarının kalmadığını hissettim. Geriye dönüp baktığımda mutlu olmadığımı gördüm. O koşa koşa giden adamdan eser yoktu. Bir şeyler eksikti, olması gereken yerde değildi.

İzmir mutlulukları gibi değildi İstanbul’da yaşananlar. İnsanlar aynı değildi bir kere. Benim hiçbir zaman olamayacağım bir şeye dönüşmüştü onlar çoktan. Bununla sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum ama sanırım sevinmek daha ağır basıyor. Çünkü ben İzmir’de otobüs kuyruklarında hep sıramı beklemiştim, kimsenin önüne atlamamıştım, sürekli bir yerlerden bir yerlere yetişmek zorunda kalmamıştım, tıkış tıkış otobüsleri, metroları kullanmamıştım, toplu taşıma araçlarında saatlerimi geçirmemiştim… devamı »

Bu yazı 516 defa okundu.

Etiketler: ,

İlk iş

Askerlik, ardından gelen Alanya tatili, kardeşimin Erciyes Üniversitesi’ndeki mezuniyet töreni, İzmir seyahati, İstanbul’a geliş ve İzmit seyahati derken Mayıs’la birlikte 3 ay geçti. Her şey birer birer yerine otururken tek eksik kalan şey “iş”ti, ta ki geçtiğimiz haftaya kadar… Onu da hallettim. 4 Ağustos 2008 itibariyle bilgi teknolojileri sektöründe lider şirketlerden biri olan kurumsal bir yapıda işe -hep istediğim yer olan İstanbul’da- başlıyorum. Bunun getirdiği heyecanı hissediyorum. Yıllar geçince neler olur, neler biter, zaman neler getirir bana bilmiyorum ama içimden bir ses iyi şeylerle karşılaşacağımı söylüyor bana.

Hep istediğim o fırsatla karşılaştım ve sonuna kadar gideceğim, dur durak bilmeden.

Bu yazı 386 defa okundu.

Etiketler: ,

İzmir – İstanbul


10 gün civarında İzmir’de kaldıktan sonra yine dönüp dolaşıp Ordu’ya döndüm. Geride yine güzel anılar, güzel insanlar ve güzel bir şehir bıraktım. Şehir ister istemez bir şeyleri alıp götürürken, diğer taraftan da dönüş yolculuğu için yolluk niteliğinde bir şeyleri bahşediyor insana…

Güzel günler geçirdim, dostlarımla buluştum, uzunca muhabbetler ettim; önceden yürüdüğüm yollardan tekrar tekrar geçtim ve anılarımı hatırladım. Yaptıklarımı andım, gülümsedim kimi zaman, bazen de hüzünlendim…

Onca yaşanmışlık, heyecan, sevgi, sessizlik ve sıcak İzmir geceleri kaldı aklın kuytu köşelerinde hatırlanan ve hatırlanması gereken…

Ömrüm şu sıralar yollarda geçiyor, yarın akşam saat 6′da bir iş görüşmesi için o çok sevdiğim şehre, İstanbul’a gidiyorum. Sonu her ne olursa olsun beni heyecanlandırıyor ve kendine çekiyor bu şehir. İçinde bilmediğim şeyler olup biten, sırlar yuvası İstanbul…

Bu yazı 421 defa okundu.

Etiketler: , ,

Son günler

Ne zaman girsem şu WordPress’in yönetim paneline, hep yazı yazın ibaresiyle karşılaşıyorum. Her seferinde bugün yazarım diyorum ama pas geçiyorum. Kardeşimin mezuniyeti için gittiğim Kayseri’den dün sabah geri döndüm. Hava değişiminden olsa gerek gün içinde burnum birkaç kez kanadı. Şu sıralar tekrarlıyor. Önemsiz geliyor şimdilik, daha önce de birkaç kez başıma gelmişti. Geçiştiriyorum işte. Her şeye bir neden aramak gerekmiyor. Sıcak-soğuk hava geçişleri ve stres yüzünden sanırım. Neyse bunlar giriş niteliğinde aperatifler…

Okul bitti, ardından askerlik ve bulunmam gereken bir mezuniyet töreni de geride kaldı. Şimdi tüm enerji iş bulma konusuna yoğunlaşacak, kimileri için tatil zamanı yaklaşırken benim için böyle bir durum söz konusu bile değil. Şu an itibariyle askerlikten ayrılmamın üzerinden tam 1 ay geçmiş ve bu 1 ay tatil için yeterli bir zaman…

Diplomamı almak için İzmir’e gideceğim bu hafta sonuna doğru. Birkaç gün de orada kaldıktan sonra her yol Roma’ya çıkar misali benim için de artık her yolun sonu İstanbul’a çıkıyor. Kafamdaki planlar Temmuz ayının başında İstanbul’a gitmek yönünde ama yine de zaman ne getirir ne götürür bilinmez…

Şimdilik beklemedeyim…

Bu yazı 404 defa okundu.

Etiketler: , , ,